Geçenlerde bir haber okudum. Kocaeli Sosyal Hizmetler Kurulu toplantısında konuşulan konulardan birisi de tecavüze uğrayan engelli kızların kısırlaştırılması üzerineymiş. Üstelik bunu isteyen okumuş, kültürlü olduğunu düşünebileceğimiz bir kadın. Diş Hekimi Sevil Çağlar bu öneriyi getirirken ne düşündü bilmiyorum ama ben okuduğumda tüylerim diken diken oldu. [... Devamını Oku]
Gündelik hayatımızda yer alan bir sürü küçük davranışlar vardır. Daha dikkatli baktığımızda yine bir sürü ipucu oluştururlar. Bir akademisyenin müfredatının doğruluğu üzerinde çok düşünülmez. Eğitimci tarafı bu sorgulamanın yapılmasını akıllara getirmez. Çünkü akademisyenler toplum içinde bilirkişi modelini üstlenmiştir. Kadının toplumdaki yeri hakkında da tıpkı bunun gibi küçük ama kabul edilmiş ve sorgulamayı akıllara getirmeyen davranış modelleri bulunuyor. [... Devamını Oku]
Uzun zamandan sonra yerli bir radyoyu açtım. Önce Serdar Ortaç’ın Poşet adlı şarkısı çaldı. Giriş sözleri aynen şöyle “Ben ne sana taparım, ne seni ararım, ne trip atarım.” Sonra da Gülşen yanıtlarcasına “Evet hep var olasılık nedir sanki kar payım?” diye devam etti. [... Devamını Oku]